Sintigrafi nedir?

Sintigrafi, radyoaktif maddeler aracılığı ile organların fonksiyonel durumlarının görüntülenmesini sağlayan ve nükleer tıp bölümünde uygulanan işlemlere verilen isimdir. Görüntüleme işlemi gamma kameralar aracılığı ile yapılmaktadır. Kullanılan radyoaktif madde sıklıkla Teknesyum 99m ve onunla işaretlenmiş radyofarmasötik adı verilen kimyasallardır. Radyofarmasötikler çok düşük oranda radyoaktivite içermektedirler.

Nükleer Tıbbın Kullanım Alanları

  • Nörolojik uygulamalar
    • Alzheimer ve Parkinson hastalığının tanısında
    • Ameliyatı planlanan epilepsi (sara) hastalarında epilepsi odağının tespitinde
  • Onkolojik uygulamalar
    • Bazı tümörlerin yerinin gösterilmesi
    • Tümörlerin evrelenmesi
    • Tümörlerde sıçrama olup olmadığının değerlendirilmesi
    • Kanserli kemiklerdeki ağrının tedavisi
  • Ortopedik uygulamalar
    • Gizli kırıkların gösterilmesi, kırık iyileşmesinin değerlendirilmesi
    • Kemik enfeksiyonları
  • Böbrek uygulamaları
    • Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi
    • İdrar yollarında tıkanıklıkların gösterilmesi
    • Böbreklere idrar kaçışı olup olmadığının araştırılması
    • Böbrek enfeksiyonlarına bağlı hasarın araştırılması
  • Kalp Uygulamaları
    • Koroner arter hastalıklarının tanısı
    • By-pass cerrahisi olanların değerlendirilmesi
  • Akciğer uygulamaları
    • Pulmoner emboli (akciğerlere pıhtı atması) tanısı
  • Diğer Uygulamalar
    • Guatr hastalıkları
    • Çeşitli yemek borusu ve mide hastalıkları
    • Safra kesesi hastalıkları
    • Barsak kanamaları
    • Gizli enfeksiyon şüphesi
    • Lenf yollarının incelenmesi
    • Göz yaşı yollarının incelenmesi
    • Tükürük bezlerinin fonksiyonlarının incelenmesi
    • Vücuttaki gizli enfeksiyonların araştırılması

Aşağıdaki metinde en sık kullanılan sintigrafik yöntemler ile ilgili temel bilgileri bulabilirsiniz.

MİYOKARD PERFÜZYON SİNTİGRAFİSİ (MPS)

Kalp kasını besleyen koroner arterlerdeki tıkanıklık / daralmanın, damar yolu ile uygulanan radyofarmasötikler aracılığı ile görüntülenmesini sağlayan yöntemdir. Göğüs ağrısı olup efor testi normal olarak değerlendirilen yada efor testi pozitif olup göğüs ağrısı gibi koroner arter hastalığını düşündürecek bulgu vermeyen hastalarda, koroner damarlardaki olası bir darlığı anjio gibi girişimsel bir işlem yapılmadan değerlendirmemizi sağlar. Burada iskemi dediğimiz (koroner damarlar ile kalp kasına giden kanın yetersiz olması) durum tespit edilir ise hasta koroner anjiografi işlemine alınır ve hangi damarda ne kadarlık darlık olduğu tespit edilerek uygun tedavi yöntemi belirlenir.

MPS, enfarktüs geçirdiği bilinen yada şüphesi olan vakalarda, enfarktüs alanının tespitini, bu alanda halen canlılığını koruyan ve damarlardaki tıkanıklık açıldığında kurtarılabilecek doku olup olmadığını bizlere gösterir.

MPS iki ayrı aşamada yapılır. Önce hastalar stres testine alınır. Eğer hasta koşabiliyorsa bu test koşu bandı üzerinde, hastanın yaşına göre belirlenmiş kalp hızının en az %85’ine ulaşıncaya kadar koşturularak yaptırılır. Hasta koşamayacak durumda ise farmakolojik testler eşliğinde sanki efor testi yapmış gibi kalbin oksijen ihtiyacı dolayısı ile kan akımına ihtiyacı artırılır. Bu aşamada hastalara damar yolundan radyofarmasötik madde enjekte edilir ve bekleme süresinin ardından görüntüleme işlemi yapılır. Görüntüleme gamma kamera dediğimiz cihazlar aracılığı ile yapılmaktadır. Eğer koroner damarlarda anlamlı bir tıkanıklık yoksa stress testi sonrasında kalp kasında radyofarmasötik tutulumu beklenen düzeylerde gerçekleşir. Varsa kalp kasında kanlanmanın olmadığı yada az olduğu alanlar tespit edilir.

İkinci aşama hasta istirahat halinde iken gerçekleştirilir. İstirahat sırasında da radyofarmasötik madde enjeksiyonu uygulanır ve bekleme süresinin ardından görüntüler alınır. Stres testi sonrasında kalp kasında kanlanma problemi olduğunu düşündüğümüz alanlar istirahatte normale dönüyorsa buna iskemi denir ve koroner arterlerde daralma olduğunu düşündürür. Bu hasta grubuna koroner anjiografi işlemi yapılması gerekir.

Hem stres testinde hem de efor testinde kanlanmanın olmadığı alanlar görülüyor ise buna enfarktüs denir. Bu durum bize hastanın kalp krizi geçirdiğini ve buradaki dokunun canlılığını yitirdiğini gösterir. Bazen enfarktüs alanlarında az da olsa canlı doku görülebilinir bu durum o bölgeyi besleyen koroner arterdeki darlığın açılması durumunda canlı kalan dokunun kurtarılabileceği anlamını taşır.

Hangi hastalar MPS’den fayda görebilir?

  1. Koroner arter hastalığı şüphesi olan hastalar
  2. Anatomik yöntemlerle koroner arter hastalığı tanısı almış olan ancak darlığın fonksiyonel anlamının belirlenmesi gereken hastalar
  3. Ritim bozukluklarını başlatan neden olarak iskemiyi dışlamak
  4. Damar açıcı girişimler yapılmasına rağmen belirtileri geçmeyen hastalar
  5. Yüksek riskli cerrahiler yapılacak, 3’ten fazla risk faktörü olan hastalar
  6. Fonksiyon kaybına uğramış miyokard dokusunun yaşayabilirliğini belirlemek, bazen FDG ile canlılık testini takiben yapılabilir
  7. Agatston kalsiyum skoru 400’ün üzerinde olan ve herhangi bir riski olan hastalar

Kimlere miyokard perfüzyon sintigrafisi yapılmamalıdır?

  • Anstabil anjina pektoris
  • Yakın zamanda geçirilmiş kalp krizi (<4 gün)
  • Yakın zamanda yapılmış damar açıcı işlem (<3 ay)

Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi (MPS) öncesinde hangi bilgiler edinilmelidir?

  • İlgili hasta hikayesi ve risk faktörleri
  • Uygulamanın yapılma sebebinin açıkça belirlenmesi
  • Belirtiler
  • Fiziksel kapasite
  • Önceki stres ve/veya dinlenme EKG görüntüleri
  • Tıbbi özgeçmiş ve MPS duyarlılığını etkileyebilecek kalsiyum antagonistleri, nitratlar, beta blokörler, dipiridamol ve ksantin türevi ilaçların geçici olarak durdurulması için hekim görüşü

 

Online Randevu
Doktorunuza Sorun
Online Randevu formunu doldurun, hasta temsilcilerimiz sizleri arasın. Randevunuzu beraber planlayalım.
Aşağıdaki form yardımıyla uzman doktorlarımıza sorunuzu iletebilirsiniz.

Dosya adı:

Dosya boyutu:

Max: 2MB

crossmenuchevron-downarrow-left